8 Kasım 2016 Salı

Şehir inşa edemezsek medeniyet de inşa edemeyiz


Mahalle binalarla inşa edilemez. Birlikte yaşama iradesi gösteren hane-ailelerle inşa edilebilir. Dolayısıyla yaşadığımız zamanda insanların mahalle kurabilmeleri için önce “birey” olmaktan vazgeçmesi gerekir. Şerif Mardin’in “mahalle baskısı” dediği şeyi günümüzde Müslümanlar da zikrediyor. Müslüman gençlerimiz (kadın-erkek) aile/hane istemiyor. İslâm toplumunda bekâr kişi ev/hane açamaz ve bekâr odalarında kalırdı. Bekâr odaları mahalle dışındadır. Toplum bekâr kişiye tımar vermezdi. Bekâr kişi esnaf da olamaz. Musa (as) evlenebilmek için çırak olmak zorunda kalmıştı. Buna göre mahalle, ancak ev/aile/hanelerin birlikteliğinden kurulur. Modernite ile karşılaşan Müslümanlar sokaklardan oluşan apartman yığınlarını “mahalle” zannediyor. Mahalle, kırk haneden oluşur. Kırk kapı komşu birbirine kefildir. Avarız akçası da bu kefaletin senedidir. Bir şehir, mahallelerden oluşur. Şehir inşa edemezsek medeniyet de inşa edemeyiz. Şehri inşa etmek için mahalleyi, mahalleyi inşa etmek için ise ev-haneyi yeniden tesis etmek kaçınılmaz.

Lütfi Bergen
(Dünyabizim.com, 08.11.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.