08 Kasım 2016

Şehirler kendisini tahrip edenleri asla affetmez


Büyük şehirlerde boşalan askeri alanların nasıl değerlendirileceği sorusu en az şehrin sivilleştirilmesi kadar önemli. Siyasi kriz anlarında alınan tedbir mahiyetindeki askersizleştirme pratiği belki aciliyet kespetmiş olabilir. Ancak sadece bir tür cezalandırma yahut tedbirden öte asker ve şehir ilişkisinin kültürel, sosyal, mimari ve de peyzaj açısından yeniden değerlendirilmeye ihtiyacı var. Askeri alanlarla şehirleşme ilişkisi siyasetten, şehir sosyolojisinden ve şehir kültüründen bağımsız düşünülemez. Boşalan alanların rantiye esnafının iştahını kabarttığını kestirmek için fazla çabaya gerek yok. Rantçı esnafın ayak oyunlarına, derinliksiz şehircilik ve popülist siyasi yaklaşımlara kurban etmeden şehirleri bir de bu açıdan ele almak gerek. Hiç olmazsa hala fırsat varken şehrin son nefes borularının tıkanmasına engel olmak gerekir.

Şehirler kendisini tahrip edenleri asla affetmez ve de unutmaz. Sadece insana karşı değil, şehre karşı da dürüst olmak gerek.

Akif Emre
(Yenişafak, 03.11.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.