28 Aralık 2016 Çarşamba

Evlerimizi kaybettik


19. yüzyıl, Diyarbakır'da bir Türk evinin içi. Koltuklar birbirine bakıyor, gönül kadar geniş odanın her bir yanı muhabbet kokuyor.


 Tavandan başlayan ve yere kadar inen sadelik, gün ışığından makul istifade, pencerelerin tam karşısına asılmış odayı geniş kılan aynalar.


Bir Türk evi klasiği olarak iki yana açılabilen kapı, iki kişinin değil gelen herkesin sığabileceği uzun divan, fazla ışığı kıran renkler.


Geleneksel Türk evlerinin geniş aileye göre planlanmış mutfaklarında torunlara, misafirlere, komşulara yetecek kadar bereket var, huzur var.

Evlerimizi kaybettik... "Aman dikili bir ağacım olsun" diye dört beton duvar için yığınla kredi isteyen konutlara besmeleyle girmek caiz mi?

Yağız Gönüler
twitter.com/ekmekvemushaf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.