TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

8 Aralık 2016 Perşembe

Hayrın efdalı ve kemalin âlâsı şehirlerin içindedir


Her insan, yaşamak ve üstün mükemmeliyetlere ulaşmak için yaradılışta birçok şeylere muhtaç olup bunların hepsini tek başına sağlayamaz. Her insan bunun için, çok kimselerin bir araya gelmesine muhtaçtır (…) Her ferdin tabiatındaki mükemmelleşme ihtiyacı, ancak muhtelif insanların -yardımlaşma maksadıyla- bir araya gelmeleriyle elde edilebilir. Muhtelif insanın bir araya gelmelerinden topluluk peyda olur. Bunlar ya kâmildirler veya eksiktirler.

Kâmil olanları üç kısımdır: büyük, orta ve küçük. Büyük topluluk, yeryüzündeki bütün insanlardan ibarettir. Ortancası, yeryüzünün [ayrı ayrı] milletlerinden teşekkül eder. Küçüğü ise bir milletin topraklarında oturan şehir halkından ibarettir. Eksik topluluk ise, köy, mahalle, sokak veya ev halkından teşekkül eder (…) Mahallenin ve köyün her ikisi de şehre tâbidir; şu farkla ki köy, şehre hâdim olması itibariyle; şehre bir cüz'ü olmasıyla tâbidir. Bu kabilden ev, sokağın bir cüz'ü olması itibariyle ona tâbi'dir. Bu kabilden ev, sokağın bir cüz'ü, şehir millet topraklarının bir cü'zü, millet de dünya nüfusunun bir cü'zü sayılır. Mamafih hayrın efdalı ve kemalin âlâsı -şehirden ufak olan topluluk merkezlerinde değil- şehirlerin sınırları içinde elde edilir.

Farabi, El-Medinetü'l Fâzıla
(MEB Yayınları, 1990: 79-80)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder