TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

6 Ocak 2017 Cuma

Türkler sadece yazıları ellerinden alındığı için şaşkın haldedir


Türkler biri Haçlı Seferleri, ikincisi İstiklâl Harbi akabinde olmak üzere tarihte iki kez vatan sahibi oldu. Bunun ne demek olduğuna akıl erdiremeyen Türklerin eline üçüncü bir fırsatın geçme ihtimali sıfır. İşin sonu neye varacak peki? Biz Türklerin “Bu işin lâmı cimi yok” demiş millet olduğunu bilmeyenler aleyhimize bir dolap çeviriyor. Bizim bunu demekle beyan ettiğimizin hakkı inkâr edenin gözünün yaşına bakmayacağımız olduğunu bilseler dahi aynı dolabın döndürüleceği işin bir yanı. Öbür yanda işin gelip Türklerin hayra dua edip etmediğinde düğümlendiği var. Allah’ın bize hayırlısını vermesine mi dua ediyoruz; yoksa Allah’ı canımızın çektiği ne ise ona icbara mı yelteniyoruz? Türkler başka hiçbir sebeple değil, sadece yazıları ellerinden alındığı için şaşkın haldedir. Aramızdaki bu işin lâmı var diyen zümre farklı tekliflere itibar etmeği inkılâplar bağlamında bir imkân sayan zümredir. Zira “Bakalım, görelim, gidelim, anlayalım” lâfızlarını yazmak için “lâm” harfine ihtiyaç vardır. Biz Türkler bu işin cimi var der isek münafıkların vaatlerinde bir imkânın barındığını kabul etmiş oluruz. Zira “Bakacak, görecek, gidecek, anlayacak” lâfızlarını yazmak için “cim” harfine ihtiyaç vardır. “Lâyecuz” biz Türklerin işine gelmez.

Okuyup yazmada bir tersliğin içine girmemiz kafamızın düzgün çalışmasını imkânsız kıldı. Frenklerin ters yazısı Türk hayatına hem cebren, hem hile ile sokuşturulunca kâfirlerin de nasıl olacaksa bir şekilde hakkı temsil edebileceği ihtimal dâhiline sokulmuş oldu. 1928’de faraza deyiversek ne çıkar dedik ve orada kalakaldık. Kimsesizlere kimselik yapacak ortam dediklerinin böylesi de olur sanısı bizi oyaladıkça günden güne kendimizi bir şey sandık. Sizin anlayacağınız, küfrün makbul addedildiği dünyada doğup büyüyen her kim olursa olsun kendinin bir insan olarak, yani ferden bir insan olmaklığıyla cevheri temsil ettiği inancı içinde yetiştirilme mağduriyetinin sancılarını çeker.

İsmet Özel
(İstiklâl Marşı Derneği, 3 Ocak 2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder