13 Şubat 2017

Taklitçilik, özgünlüğün ve özgürlüğün nasıl bir şey olduğunu unutturdu


Hayatiyetlerini sürdürebilmek, var kalabilmek için toplumlarımız bir tür şizofreniyi seçtiler. Hangi yönde gerçekleştirilmiş olursa olsun, her türden taklitçilik, özgünlüğün ve özgürlüğün nasıl bir şey olduğunu unutturdu. İster geçmişe ister modernliğe yönelik olsun, taklitçi politikalar, toplumlarımıza kendi gerçekliklerini tanımlama bilincini / yeteneğini bütünüyle kaybettirdi. Toplumlarımızda, ilerleme ve kalkınma ideolojilerinin mutlaklaştırılması nedeniyle, kültürel hassasiyetler, kaygılar, sorumluluklar bütünüyle terk edildi.

Modern zamanlar boyunca toplumlarımızın maruz kaldığı kültürel istila, özgün ve özgür bir tahayyüle/tasavvura geçit vermediği gibi, zihinsel ve ruhsal yetilerimizi de standartlaştırıyor. Her alanda, edilgin alıcılar haline getirildiğimiz için, kültürel üretkenlik yeteneğimizi kaybettiğimizi farketmiyoruz.

Günümüz dünyasında kitlesel medya aracılığıyla 'anında evrenselleşmeler' yaşanıyor. Kitlesel medyanın yerel kaynaklı farklılıkları aşan bir özelliği var. Kitlesel medya bütün yapıları, siyasal/ekonomik/kültürel bir şekilde dönüştürebiliyor. Bu durum yeni bağımlılık biçimleri oluşturuyor. Ulusal-ötesi bilgi akışı, kültürün sanayileşmesi, Anglosakson kültür emperyalizminin oluşturduğu kültürel tekel, hangi toplumda yaşıyor olursak olalım, kitlelerin gerçek dünyayı nasıl algılamaları gerektiği noktasında belirleyici olabiliyor. Bu noktada İslam dünyası toplumlarının, ulus-devletlerinin kültür politikaları konusunda doğru sorular sormaları, doğru çözümlemeler yapmaları, hayati önemi olan bir konudur. Kültürel, entelektüel, felsefi ülkesizleşme sorunu, milliyetçiliklerle, popülizmlerle, hamasetle ve romantizmlerle aşılamaz. Hangi alana ilişkin olursa olsun, yeni bir inşa, yeniden bir inşa, ancak sömürgecilerin dayattığı kesinliklerle hesaplaşabilecek kapsayıcı kültürel içerikle mümkün olabilecektir.

Atasoy Müftüoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.