9 Şubat 2017 Perşembe

Tüketim neredeyse kutsallaşırken kutsal olan tüketime dönüşüyor


Küresel tüketim kalıplarının yönlendirdiği günümüz dünyasında, dini hayat, artık diğer küresel hayat formlarıyla iç içe geçiyor, yer yer eriyor, ancak bir alt-kültür olarak varlığını sürdürebiliyor. Dinlerin ve tüketim toplumunun anlam dünyaları farklı, aralarında temel kaynaklar açısından kaçınılmaz bir gerilim ve mücadele ortamı doğuyor. Özellikle İslam dininin sahip olduğu muhteva itibariyle alt-kültür olarak konumlanmaya pek müsait olmaması, tüketim kodlarıyla işlenmiş bir toplumsal vasatta belli gerilimleri kaçınılmaz kılıyor. Ama bu doku farklılığına rağmen tüketim değerleri ve dini değerler aynı toplum içerisinde yaşıyorlar, yaşamak durumunda kalıyorlar… Böyle bir ortamda bir yandan tüketim neredeyse kutsallaşırken bir yandan da kutsal olan tüketime dönüşüyor. Tüketimin kutsallaşması derken kastımız, tüketim etkinliklerine ve araçlarına çok yüksek bir önem atfedilmesi, insanlara büyülü bir atmosferde hizmet sunulması. Aynı şekilde kutsalın tüketime dönüşmesiyle, dini değerlerin, sembollerin içinin boşaltılıp tüketim mantığı içerisinde tekrar sunulmasını anlatmaya çalışıyoruz.

Bir yandan dini uyanış ve semboller yaygınlaşıyor bir yandan da bazılarının “dinselin burjuvalaşması” dedikleri durum ortaya çıkıyor. Bu ikisinin kesişim noktasında “İslami moda” denilen bir olgu, kitlelere açılıyor. Şüphesiz kendilerince İslami kabul edilebilirlik ölçüleri içinde İslami burjuvaziyi yeni tüketim ve tecrübe ve heyecanlarına davet ediyor… Tüketim toplumunda yaşayan dindar bir insanın hayatında ve düşünce dünyasında, ikisi arasındaki zıtlıklar, sanıldığı gibi basit değil, oldukça girift bir ilişki olarak ortaya çıkıyor. Kendilerini kulluk üzerinden tanımlamaya çalışan dindar insanlar, ister istemez diğer taraftan bilinçli veya bilinçsiz olarak markaların işaret değerlerini satın almak için yarışıyorlar… Maalesef benzeri tablolar, hac ve umre ibadetinin gerçekleştirilme süreçlerindeki gelişmeler ve yeni biçimlerde görülebiliyor; metalaşmanın ve tüketim toplumuna has alışkanlıklarının dini değerlere yansıması burada bile ortaya çıkabiliyor…

Erol Göka
(Yenişafak, 09.02.2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.