TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

9 Mart 2017 Perşembe

Sabır, hakikatin adalet talebiyle ortaya çıkar


Kader belirsiz olan değildir; tersine "belirsizliklerin" belirli olan içinde yer aldığına, cereyan ettiğine inanmaktır. Bu yüzden kader diğer adı "sabır" olan "vakti" beklemek, yani bir gelecek ütopyası olma özelliği taşır. Zira sabır, kendini onunla anlamlandırdığı bir hakikate içkindir; bu yüzden mevcuda seyirci kalmak veya olanı kabullenmeyi değil, "zararda olan asrın" içine düştüğü şüphe karşısında ısrarla hakikatin yanında olmak anlamına gelir.

Sabır, kendinden söz ettirdiğinde içkin hakikatin adalet talebiyle beraber ortaya çıkar; zulüm karşısındaki adalet çağrısının başarılı olabilmesinin ancak şüpheden arınmakla mümkün olabileceğine inanmayı öngörür. Çünkü hakikat kaybolduğunda hayat, içinde yanılgının olmadığı, bu yüzden de kendine bir sınır koyamadığı belirsiz bir faaliyete dönüşür. Bu durumda insanın faniliğine karşı hayatı "ölümsüz" olarak anlamak, sadece unutmak değil, hayatın yaratılmışlığına karşı aynı zamanda bir "ihanet" olur."

Abdurrahman Arslan
(Sabra Davet Eden Hakikat, Pınar Yayınları)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder