12 Nisan 2017

Hepimiz uzun vadede ölmüş olacağız

Eski bir fotoğraftan serviler arasında
Emir Sultan Camii (Süleyman Berk Arşivi)
Günümüzde dünyayı mutlaklaştırmak, hayvani nefsin peşinden sürüklenmek, heva ve heves tatminine dini kılıflar uydurmak, makam mansıp hastalığı Müslümanlara da sirayet etmiş durumda. Gündemi oluşturan öncüller ve öncelikler ne yazık ki merhamet, şefkat, iyilik ya da adalet değil. Hayvani nefsin kurduğu tuzaklara, desiselere dindarlar da düşmüş durumda. Aklın hikmet ışığında Allah’a doğru yükseliş yerine şeytanın vesveseleriyle aşağılara doğru düşüş söz konusu.

Nefsi olgunlaştırıp Allah’ın boyasıyla boyanmak yerine nefsi şımartıp insanlıktan daha aşağılara doğru hareket… İlk dönemlerden bu tarafa nefsin kötüleştirici yanıyla mücadele adına nefs muhasebesi kavramı etrafında mücadele eden sufilerin, mutasavvıfların mirasçıları bile bu kirlenmeden paylarını almış durumdalar. Nefsin âdi/süfli tarafıyla mücadele ederek arınmaya çalışan öncülerin aksine bugünküler dünyeviliğe dönük durumlarını bir yığın saçmalıkla meşrulaştırarak kitleleri hipnoz etme derdindeler. Ama bakın İlk dönem Horasan sufilerinden Hatim el-Esam dünyevi tutkuları, arzuları, nebati ve hayvani nefsin iyi yeme içme, güzel giyim kuşam ve gösterişli mesken noktasındaki isteklerini yenmek için bakın ne diyor: “Ölümü tadacağım, kefeni giyeceğim, mezarı mesken edineceğim.Bugünkü sufiler ise yanmaz kefen satarak iyi yemenin, iyi giymenin, lüks evlerde oturmanın peşinde.

Evet, şu kısa dünya hayatında yükselmenin, ahsen-i takvim olmanın yolu aklı kullanarak öfkeyle, şehvetle, nefsin âdi/süfli yanıyla mücadeleden geçiyor. Bu imtihanı kaybedenlerden olmamak için yalan dünyayı putlaştırmamak, yalan dünyanın makam ve mevkiini hayatımızın tek gayesi haline getirmemek gerekiyor. Bu dünyada maddi manevi bütün makamlar, koltuklar geçici. Kendini paralamanın, türlü filmler çevirmenin uzun vadede bir manası yok. Hepimiz uzun vadede ölmüş olacağız!.."

Muaz Ergü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.