10 Nisan 2017

Her fanatizm, ahlaki bir bunalımla da ilgilidir


Kendisini bir parçaya hapseden her fanatizm, bütüne yabancıdır, bütüne nüfuz edemez ve bütün hakkında konuşamaz. Öteki’ni anlamaya, tanımaya çalışmamak, fanatizme işaret eder. Her fanatizm önce gerçeği maskelemeye çalışır ve sonra kendi yorumunu asıl gerçeğin yerine koyar. Her fanatizm, aynı zamanda ahlaki bir bunalımla da ilgilidir. Günümüzde çok yaygın hale gelen, ideolojik-ırkçı-Avrupamerkezci fanatizm, aynı zamanda büyük bir uygarlık bunalımıyla da karşı karşıya bulunduğumuzu gösterir. İndirgemeci ve şeyleştirici her yaklaşım, insani alanın dışında bir yerlerde bulunduğumuzun kanıtıdır.

Hıristiyanlığın tarihi boyunca İslam’a karşı kin ve nefret duyguları taşıdığı bilinen bir gerçektir. Hıristiyan siyasi kurumlar, Müslümanların aşağılanmalarını ve köleleştirilmelerini telkin ettiler. Hz. İsa’nın barışçı mesajı ile kurumsal Hıristiyanlığın şiddet içeren tavrı arasında derin uçurumlar vardır. 19. yüzyıl sömürgeciliği, bugünün dünyasında etkisini yeni ambalajlarla, askeri güç gösterileriyle, her tür akılsız ve ahlaksız saldırıyı meşrulaştıran ırkçı fanatizmle sürdürüyor. Bu sömürgeciliğin, Protestan, Katolik, Yahudi referanslarını sentezlediği yeni bir biçimle karşı karşıya bulunuyoruz. İslam ve Müslümanlar bu senteze yönelik bir tehdit olarak algılanıyor. Bu sentezin bağlı bulunduğu siyasal ve ekonomik model, mitolojikleştirilmek suretiyle bütün toplumlara dayatılıyor.

Atasoy Müftüoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.