24 Nisan 2017

İslamcılık, kendi acısının tecrübesiyle başkalarının acılarını görebilmenin hareketiydi


Dil bize sorunlarımızı uygun bir üslupla konuşup çözümleyelim, ara bulucu ve hayra çağıranlardan olalım diye de verildi. Elbette türlü suretlerle daima canlı tutulan korkuları tanımlamadan bir rövanşa özgü kısır döngüden çıkılamaz.

Halk kendisine verilen hizmetin kıymetini biliyor, bu nedenle de adaletin tecellisi konusunda tedirginliğini ortaya koyuyor: Ne adına yaşandı bütün acılar ve şimdi hangi endişelerle tanımlanmakta…

İslamcılık, kendi acısının tecrübesiyle başkalarının acılarını görebilmenin hareketiydi. Sadece adil muamele, hakça paylaşım ve liyakat varsa, İslamcılığın hala etkili olduğundan söz edebiliriz. KHK’ler alanında yaşanan haksızlıklar bir an önce giderilmeli. Darbe girişiminin asli sorumluları konusunda kamuoyu vicdanını tatmin eden adımlar atılmazken pekala kandırıldıkları düşünülebilecek insanların ailece mağdur edilmesi, geleceğe dönük acıları çoğaltıyor.

Kaldı ki bunun bir de geçmişi var. KPSS sorularının çalınması yüzünden mağdur olan sayısız insan da bu hukuksuzluğun tamirini bekliyor.

Her oylama yeni bir başlangıç fırsatı anlamına geliyor. Bir muhasebe ve özeleştiri ortamı oluşuyor. Heder olmamasını dilerim.

Küresel sistem bizi un ufak ederek istikametini yenilemeye çalışıyor. Müslümanların temsil ettiği umut, bize ait olmayan silahların ateşlendiği, bize ait olmaması gereken kinlerin sergilendiği sahnelerde daha ne kadar tüketilecek? Barış için emek vermenin de cihad olduğunu ne zaman öğreneceğiz? Sahi, kim daha doğru bir şekilde İslamcı?

Cihan Aktaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.