20 Nisan 2017

"Karşı tarih" adamları


Karşı tarih” bir ideoloji değil, bir görme biçimidir. Geçmişe baktığında ne gördüğünle ilgilidir daha çok. Ama insan geçmişe başka, bugüne başka bakmaz. Kendi zamanını yekûnlaştıran biri zaten tarihin kurgulanışını sorgulamaz ve onda zalimce bir yan olduğunu aklının ucundan bile geçirmez. Aslında “karşı tarih”, kişinin gelecekte yok sayılmış bir özneye dönüşmemek için verdiği bir savaştır. Karşısında düzenli olarak yağlanıp işletilen bir yekûnlaştırma atölyesinin çalıştığının da farkındadır. Devletler, inançlar, şirket ruhları, takımdaşlıklar, hemşerilikler şu yalnız varlığa kucak açıp durmaktadır işte. Yıldızlı gök altında bir başına durmakta zorlanan herkes, kendisine uygun bir kuyu bularak tarihin işini kolaylaştırır. Geriye, “karşı tarih”in adamları kalır. Onlar gerçek yalavuzlardır; bazen bir dağ tekkesine çekilmiş, bazen bir kütüphaneye sığınmış, bazen adresi olmayan yolculuklara çıkmış, şu büyük anlatı değirmenine düşüp öğünmemek için her yolu denemişlerdir. Bana öyle geliyor ki Tanrı, tarihi yapıp sonra ona tapanlara değil de, şu yalavuzlara, şu “karşı tarih” adamlarına daha yakındır…

Ali Ayçil

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.