27 Nisan 2017

Kendi kendinize aykırı düşün!


(…) Kendi kanılarımıza çok inandığımız için biri bizim dünya görüşümüze katılmadığında genellikle üç tip tepki veririz.

Tepki 1 “Cehalet varsayımı”: Karşımızdaki gerekli bilgiden düpedüz yoksundur işte. Bilseydi, bizimle aynı tarafta olurdu. Tek ihtiyacı olan biraz bilgilendirme. Siyasî aktivistler böyle düşünür, diğerlerinin öğretilerek iknâ edilebileceğine inanır.

Tepki 2 “Aptallık varsayımı”: Karşımızdaki gerekli bilgiye sahip ama beyni gelişmemiş, bu yüzden doğru sonuçları çıkaramıyor. Eblehin teki işte. Aptal” tüketicileri kendi kendilerinden korumak isteyen bürokratlarda bu tepki pek rağbet görür.

Tepki 3 “Fenalık varsayımı”: Karşımızdaki gerekli bilgiye sahip, bunları anlıyor ama kasıtlı olarak çatışmaya giriyor. Maksadı fena. Bir çok dindar, inanmayanlara bu şekilde davranır: Şeytana uymuş olabilir.

Sonuç: Hiçbir şey kendi kanılarımız kadar ikna edici değildir. Her ne pahasına olursa olsun onlara sadık kalırsanız, bu çok doğaldır, ama tehlikelidir de. İç görüş, kendi içimize bakış büyük ölçüde imalattır. Kendinize fazlasıyla çok fazlasıyla uzun süre güvenirseniz, uyanış o derece sert olabilir. Bu yüzden bir şeye ne kadar ikna olursanız, kendinize karşı o derece eleştirel olun. Akıllı bir insan olarak dogmalara ihtiyacınız yok. Kendi kendinize aykırı düşün! 

Rolf Dobelli, Hatasız Düşünme Sanatı
(NTV Yayınları, Çeviren: Itır Arda)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.