10 Nisan 2017

Kendisine hâkim olmayan, başkalarına hâkim olamaz


Uluslararası İlişkiler, Güvenlik ve Terörizm analisti Dr. Rıza GÜLER’in İhtimal Dergisi Yayınevi’nden neşrolunan “GÜÇ VE İKNA SANATI STRATEJİK İLETİŞİM” adlı eseriyle millî güvenlik siyasetimiz açısından hayli kritik bir konu olan iletişim boyutunu, bir taraftan mesleğinin sorumluluklarını tükenmeyen enerjisiyle yerine getirirken, diğer taraftan gıpta ettiren literatür bilgisi ve sağlam irdelemelerini yazma becerisi ile özenli bir akademik çalışma olarak bilgimize sunmuştur.

Yazar bizzat sahada yaşadığı tecrübelerini bilimsel bilgi ile harmanlamış, incelemelerini millî değerler süzgecinden geçirerek stratejik iletişim uygulamalarının terörle mücadele başta olmak üzere sahada kullanımına ilişkin önerilerini bizlere sunmuştur. Kitabı okurken bilim felsefesinden sosyolojiye, antropolojiden sosyal psikoloji ve politik psikolojiye, askeri bilimlerden uluslararası ilişkilere kadar pek çok alanda yolculuk yapacaksınız. Siyaset Bilimi, İletişim, Uluslararası Güvenlik ve Terörizm çalışanlarının mutlaka okuması ve yararlanması gereken, stratejik iletişim alanında yazılmış en kapsamlı ilk kitap ile karşı karşıyayız.

GÜÇ UNSURLARI, GÜVENLİK VE ALGI YÖNETİMİ
Dr. Rıza GÜLER eserinde, günümüzde devletler için güvenlik kavramının, ülke topraklarının savunulması ve bekasına yönelik konvansiyonel tehdit algılamalarına dayalı askerî boyutun ötesine geçerek diplomatik, ekonomik, kültürel, hukukî, sosyolojik, psikolojik ve ideolojik boyutların da dâhil olmasıyla genişlediğini belirtmektedir. Yazara göre, devletler için artık çıkarların ve güvenliğin garanti altına alınmasının sadece askerî ve ekonomik güç ile mümkün olmadığına daha çok vurgu yapılmaya başlanmış; millî hedeflerin tahakkuku için askerî ve ekonomik güç ile birlikte diplomatik, siyasî, psikolojik, hukukî, kültürel, iletişimsel vb. millî güç unsurları içinden en uygun olanlarının bileşiminin kullanılması gerektiği öne çıkmaya başlamıştır.

Güç ve İkna Sanatı”nda, özellikle güvenlik çalışmalarının odak noktasını bu güç unsurları arasından iletişim ve psikolojinin, dolayısıyla ikna ve algı meselesinin oluşturduğu, algıların yönetilmesinde ise son dönemlerde stratejik iletişim yaklaşımına özel önem atfedildiği belirtilmektedir. Kitapta, özellikle stratejik iletişim ve algı yönetimine maruz kalan ve bunu hem analiz hem de bertaraf edecek algı yönetimi temelli yetenek ve stratejilere sahip olmayan ülkelerin, sözde Arap Baharı etiketli kaotik olaylarda görüldüğü üzere, uzun bir dönem kendilerine gelemeyecek şekilde güvenlik zafiyetine düşecekleri uyarısı yapılmaktadır.

Yazara göre, bilgi kirliliği ve psikolojik savaşların yaşandığı günümüz bilgi ve iletişim ortamında, içinde bulundukları karanlıktan ve gölge oyunundan yanılan insanları uyandırmak, onlara algılatılanları değil de var olan gerçekleri gösterebilmek ve zincirlerinden kurtarıp aydınlığa kavuşturmak için ise, yine aynı yönteme, yani algı yönetimi araçlarına ihtiyaç bulunmaktadır. Örneğin psikolojik harekâta uğrayan bir ülkenin, kendisini ve halkını savunması için algı yönetimi unsurlarından yoksun olmasının büyük bir zafiyet doğuracağı bilinmelidir. Çünkü psikolojik harekâta uğrandığı zaman, bunu fark etmek ve tedbir almak için bu yeteneğin özelliklerine ve araçlarına hâkim olunması gerekmektedir. Terörle mücadele eden bir ülkenin karşısında çağın en modern propaganda ve psikolojik harekât araçlarını kullanan terör örgütleri bulunurken, kendisine karşı uluslararası ortamda psikolojik harp yürüten devletler varken, bir devletin buna karşı koyacak algı yönetimi yeteneklerinden mahrum olması, hem mevcut terör örgütlerinin hem de ileride muhtemel düşmanlarının siyasî ajandalarına “söz konusu ülkenin istismar edilecek en hassas tarafı” olarak kaydedilecektir.

STRATEJİK İLETİŞİM: GÜÇ VE İKNA SANATI
Dr. Rıza GÜLER, güç ve ikna sanatı olarak nitelendirdiği stratejik iletişimi, “hedef kitlelerin algılarını politik hedeflerle uyumlu hale getirmek için, zor ve rızaya dayalı unsurlara ait bilgi, fikir, eylem, söylem ve imajların senkronizasyonunu sağlayan bir (algı yönetimi) strateji(si)” şeklinde tanımlamaktadır. Güler’e göre, stratejik iletişim bir iletişim biçimi değil, iletişimi yönlendiren bir zihniyettir; eylem, söylem ve imajlarıyla mesaj üretebilen tüm sivil ve askerî unsurların amaca yönelik senkronizasyonunu sağlayan bir felsefedir.

Kendisine hâkim olmayanın başkasına hâkim olamayacağını, ayrıca barışta sahip olunmayan hiçbir yeteneğin savaş esnasında aniden kazanılamayacağını belirten Güler; bir ülkenin kendi halkına karşı yürütülecek her türlü algı yönetimini ve psikolojik harp/harekâtı bertaraf edecek stratejik iletişim yaklaşımının barıştan itibaren kazanılmasının gerektiğini düşünmektedir. Bu doğrultuda stratejik iletişim, diğer devletler ve terör örgütleri tarafından bir ülkeye veya uluslararası topluma karşı yürütülen/yürütülecek olan propaganda, bilgi harbi, psikolojik harp/harekât mekanizmalarını da etkisiz hale getirecek şekilde uygulanmalıdır. Bu ise stratejik iletişimin koordinesini yaptığı her türlü yeteneğe barıştan itibaren sahip olunmasını gerektirmektedir. Devlet seviyesinde geleneksel diplomatik kanalların yanı sıra kamu diplomasisi ve halkla ilişkiler; askerî güvenlik alanında ise etkin ve proaktif bir istihbarat mimarisi ile desteklenmiş bilgi harekâtı ve psikolojik harekât bunların başında gelmektedir. Rızaya ve algı yönetimine yönelik bu yeteneklerin yanı sıra ana temaya uygun söylemleri eylemleriyle bütünleyecek üstün askerî teknolojiye sahip millî komuta ve kontrol bilgi sistemleri ile etkin ve caydırıcı askerî zor unsurlarına da sahip olunması elzemdir.

NASIL BİR STRATEJİK İLETİŞİM MİMARİSİ?
Stratejik iletişim, Dr. Rıza GÜLER’in çalışmasıyla, bir yaklaşımdan daha çok somutlaştırılarak çeşitli askerî ve siyasal bilgi unsurları ile harekâta yönelik zora dayalı yeteneklerin vereceği mesajları bir araya getiren bir kuvvet çarpanı haline getirilmektedir. Bunun için ise kendisinin ortaya koyduğu stratejik iletişim mimarisinin ve bu mimarînin çalışma usullerinin başlangıç noktası olarak seçilmesini tavsiye etmektedir. Bu doğrultuda, kitabın öne sürdüğü en kritik öneri, bir ülkenin ulusal çıkarlarına, güvenliğine ve halkına karşı yöneltilecek her türlü algı yönetimi stratejisine karşı koyacak ve hasmın bu gayretlerini boşa çıkaracak; gerektiğinde ulusal çıkarlar ve millî güvenliği doğrultusunda belirlenen politikaları destekleyecek bir stratejik iletişim mimarîsinin tasarlanmasıdır. Çalışmanın öne sürdüğü diğer önemli öneri ise; bu mimarînin işleyişini kontrol ve koordine edecek, daimî nitelikte, kendi fonunu yöneten, tespit edilen stratejik hedefleri gerçekleştirecek şekilde mesajları belirleme yetkisine sahip olan, sadece ekonomik ve siyasî çıkar ilişkisi içerisindeki ülkelere yönelik değil aynı zamanda dost, müttefik ve rakip ülkeler ile bunların halklarını, kendi iç kamuoyunu ve hatta terör örgütlerinin üyeleri ve sempatizanlarını da içeren geniş hedef kitlelere hitap eden bir Stratejik İletişim Koordinasyon Merkezi’nin (STRATKOM) kurulmasıdır. Yazara göre, STRATKOM, Cumhurbaşkanlığı’na doğrudan bağlı olmalıdır.

Türkiye’nin tarihsel, mekânsal, kültürel, sosyal ve siyasal dinamikleri ve ilişkilerinin, sahip olduğu rıza unsurları açısından önemli bir kaynak olduğunu belirten Dr. Rıza GÜLER’e göre, stratejik iletişim gibi yabancı topraklarda türetilen kavramların sığ tercüme yoluyla alınılmasından kaçınılmalı, bu kavramların tarihsel, mekânsal ve ideolojik yönleri derin bir analiz konusu yapılarak irdelenmeli, alınması gerekiyorsa kendi millî kültürümüze uygun şekilde ele alınması gerekmektedir. Çünkü Türkiye sahip olduğu potansiyel ile oluşturacağı doğru teknik, yöntem ve usullerle, doğru stratejiler ve uzman personeli ile bölgesel, hatta küresel bir güç olma imkânına sahiptir.

ETKİN BİR İLETİŞİM STRATEJİSİ İÇİN YOL GÖSTERİCİ BİR KAYNAK
Türkiye’nin 8’inci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın başdanışmanlığını da yapan siyaset bilimci Prof. Dr. Hikmet Özdemir, kitap için yazdığı sunuş ve arka kapak yazısında; bu çalışmada milli duruş ve ahenk içinde sağlıklı bilgi üretimi ve etkili iletişim sistemini işler kılmak için atılması zorunlu adımların gösterildiğine dikkat çekmektedir.

Algılama Yönetimi kitabının yazarı ve iletişim uzmanı Ali SAYDAM ise bu çalışmasının, her şeyden önce bilimsel olarak doğru ve etkili bir iletişim modelinin oluşturulması, yönetilmesi ve uygulanması konusunda yol gösterici bir kaynak olarak karşımıza çıktığını belirtmektedir. Saydam ayrıca, Dr. Rıza GÜLER’in sahip olduğu saha tecrübesi ile birleşen ve onlarca yıllık deneyim ve ciddi kuramsal alt yapı ile tahkim edilmiş bu çalışmanın, Türkiye’de terör sorunun çözümüne yönelik, konunun iletişim boyutunda yeni araştırmalara ve tartışmalara kaynak teşkil edecek bir metin haline geldiğini ifade etmektedir.

Güç ve İkna Sanatı Stratejik İletişim” siyaset bilimi ve iletişim uzmanlarının yanı sıra politik psikoloji uzmanlarının da dikkatini cezbetmiştir. Psikoloji, güvenlik, terör, küreselleşme, kimlik ve toplumsal analizler konularında uzman olan Politik Psikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir ÇEVİK, yıllardır terörle iç içe yaşayan ülkemizde bu kitabın her satırının altının çizilerek okunması ve içselleştirilmesi gerektiği uyarısını yapmakta, ayrıca kitabın yaşanmış deneyimleri bilimsel bilgiyle bütünleştiren bir anlayışla kaleme alındığını dile getirmektedir.

Dr. Rıza Güler, Güç ve İkna Sanatı Stratejik İletişim
İhtimal Dergisi Yayınevi, 373 Sayfa, 27 TL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.