18 Nisan 2017

Keskin çizgilerle ayrışmış, kamplaşmış bir toplum fotoğrafı


Ak Parti'nin birkaç seçim döneminden beri bir gerilim stratejisi üzerinden kampanyayı yürüttüğü söylenebilir. Muhafazakar kesimin korku ve endişeleri üzerinden yürütülen seçim stratejisi uzun vadede sosyal dokuya zarar veren riskli bir yöntem. Bu yöntem kısa vadede seçim kazandırmış olabilir ancak birbiriyle diyaloğu olmayan, keskin çizgilerle ayrışmış, kamplaşmış bir toplum fotoğrafı veriyor. Muhafazakarların belli değer ve söylemler üzerinden tahkim edilmesi, belli kesimler için toparlayıcı olsa bile bütüne bakıldığında toplumu kamplaştırma riski mevcuttur. Kendini bu topraklara ait hissetmeyen kesimlerin hoşnutsuzluklar üzerinden ülkenin sosyolojisi ile oynayarak gerektiğinde azınlıkçı iktidarlara çanak tuttukları ortam göz önüne alındığında ortaya çıkan bu fotoğrafın anlamı daha iyi anlaşılır. Özellikle her eylemi dini bir dile yaslama, gerekçelendirme alışkanlığı bunun tipik örneğidir.

Yapılması gereken gerilim stratejisinin sürdürülmesi değil toplumsal kesimler arası farkın derinleşmesini engelleyecek bir dilin kurulmasıdır.

...

Ve asıl unutulan temel konu ise, duvara çarpan neoliberal ekonomik politikaların faturasını ödemek durumunda kalan geniş yığınların sorunları, sadece sosyal yardım politikalarına havale edilemeyecek kadar ciddiyet arz etmesidir. Siyaset sadece kimlik politikalarına indirgediğimizde asıl acıtan meseleyi gözden kaçırıyoruz. Yumuşatılması gereken sadece siyasal dil değil ekonomipolitikaların adalet, hakkaniyet, dürüstlük esaslı yürütülmesi gereğidir. 

Sonuçta referandum sonrası girilen süreç, öncesinden daha riskli, zor bir döneme işaret ediyor...

Akif Emre

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.