28 Nisan 2017

Sanatçı: Sahasının cengâveri


Sanat tarihinin takvim şeridi 564 sene önceki Türk unutkanlığından günümüze uzanır. 

Bu takvim boyunca çığır açan sanat yaklaşımının noksanlıkları verilen eserde sırıttığı halde açılan geçitten geçme kolaylığını kullanan sanatçı eseriyle maharet gösterdi sanıla geldi. Sanatçılardan birisi aşina olunan sanat dilinin hangi imkânlarının ihmal edildiğini fark ettirme uğruna takipçilerin nankör nazarlarından yara almağı göze aldı mı, ardından gelenin parsa toplama yolları daha kolay yürünür şekle girdi. “Bir medeniyet olgunluk dönemini çöküşe geçince yaşar”. Bu tarz aforizmalarla kendimizi avuturuz. İşin özü itibariyle mesaisini sanata hasreden herkes her devirde kendini insanlığın imdadına yetişmek için feda etti. Sanatçı ister edip, ister ressam, ister besteci olsun sanat dili ile ikrar edilebilenin sınırlarını zorlayarak kendine tahsis edilmiş yere ulaşmağa çabaladı.

Bu çaba hatırına sanatçılar aleyhine konuşmaktan imtina etmelidir. Bir sanatçıya sahasının cengâveri olması sebebiyle sanatçı dediğimizi hatırda tutmalıyız. Bizler samimi sanat takipçileri isek sanatın muhtevasının her hangi bir uzlaşı çerçevesine sığan bir anlam taşımadığı dikkatinden uzak kalamayız. Bizi tek ilgilendiren sanatçının bize ulaştıracağı ışık uğruna kendini yakma derdine düşüp düşmediği, bizi bayağı ve harcı âlem şeylere gönül eğdirme belâsından kurtarıp kurtarmadığıdır. Takvim şeridi boyunca Wagner’in veya Brahms’ın, Picasso’nun veya Matisse’in, Baudelaire’in veya Ziya Paşa’nın tarafını tutmak zorunda değiliz. Mecbur olduğumuz muktedirlere yaltaklananların kirlenmişliği bilincidir. Sanat takipçileri olarak temiz kalmamız için harama hile karıştıran günü kurtarıcılar safını, “sayyad-ı bî insaf” hizmetini terk etmemiz kifayet eder.

Katolik kilisesi kapılarını ardına kadar bir Luther şakirdi Bach’a açıyor. Açmayıp da ne yapsın? Bestelerine bir yandan çocuklarının nafakasını çıkarmağa çare, diğer yandan ibadet şevkine vesile olsun diye emek veren Bach medeniyetin klasisizme yer açmasının öncüsü bir Barok temsilcisi kabul edilir. Barok ’un kollarından birini Rokoko ’ya uzatmasının sebebi de belki Haendel’in Su Müziği diye bilinen süitlerini İngiltere Kralı I. George’un kendine karşı öfkesini teskin etmek için bestelemiş olmasıdır. Amellerin niyetlere göre oluşundan şüphe etmemize mahal yok.

İsmet Özel, 26 Nisan 2017
(Tamamı: İstiklâl Marşı Derneği)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.