06 Nisan 2017

Sosyal medyada isyan etmeye devam edeceğiz


İnsanları kitleler halinde öldüren, şehirleri baştan başa tarumar eden bombalar icat ettiler, yetmedi. Onları yakan, zehirleyen, dumanla boğan ve daha kim bilir neler yapan yeni bombalar icat ettiler. Aşağıda çoluk çocuk var demeden, hasta yaşlı var demeden, o ölüm kusan bombaları insafsızca, acımasızca, vahşice şehirlerin üstüne bıraktılar. Onların yüksek teknoloji dedikleri şeyin aslı böyle bir şeydi, araştırma ve geliştirme için en çok para ayırdıkları saha, sadece yok etmekle yetinmeyip işkence eden bu ölüm teknolojileriydi. Yaptılar, kullandılar, maşalarına kullandırdılar. Kıyameti çağıran bir vahşetin kravatlı, üniformalı, önlüklü imparatorluklarını kurdular. Bize mekteplerde hala 'pozitif bilim' diye öğrettikleri şeyden böyle bir canavarlaşma ahvali ürettiler. Bir taraftan bütün bunları yaparken, bir taraftan da küresel medyada boy gösterip; içinde 'insanlık', 'özgürlük', 'demokrasi', 'uygar dünya' gibi kelimelerin geçtiği o havalı nutuklarını atabiliyorlar hâlâ. Bize kalansa, bütün kazancı yine doğrudan onların ceplerine, banka hesaplarına giren kişi başına üç beş kelimelik sosyal medya isyanları...

Ne yapacağız peki? Ne yapacaksak yaşama tarzımızı değiştirmeden olsun bu!” diyerek varabileceğimiz bir yer yok. O bombalar çocukların üstüne yağmaya, bizler de sosyal medyada isyan etmeye devam edeceğiz. Gerçekten değişmek gerekiyor, yaşama istikametimizi tamamen değiştirmemiz gerekiyor. Değişmeye tek tek değil, topluca karar vermemiz gerekiyor. Hakikatle her birimiz tek tek yeniden irtibata geçmeliyiz. Sözde değil, sözle değil, özle!

Gökhan Özcan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.