02 Mayıs 2017

Ânındalık çağında insan


Guy Debord, Gösteri Toplumu‘nda “insan, içine yaşadığı zamana babasından daha çok benzer” derken, Bauman akışkan modernite içindeki mekanı, geçicilikle kalıcılık, insanın ölümlülüğü ve başarıların ölümsüzlüğü arasındaki kültürel ve ahlaki köprüde birleştirir. Çünkü ölmekte olan zaman, mekana henüz son darbesini vurmamıştır. Belki de mekanı öldürmemek fakat onu daima fethetmek için ortaya Bauman’ın deyimiyle “ânındalık çağı”nı sürmüştür. Bu çağın kültürel simgeleri belli: İnce bedenler, fitness, hafif giysiler ve spor ayakkabılar, “sürekli iletişim içinde kalma ihtiyacı duyan göçebeler için icat edilmiş” cep telefonları, taşınabilir ve kullanıp atılabilir eşyalar. Bauman tüm bu simgeleri “dikkat edilmesi, mücadele edilmesi ve en iyisi uzak durulması gereken tehlikeler” olarak belirler. Neticede çağımız, aktörü ve lideri asla olmayan (yahut sürekli değişen), yazılı, görsel ve sesli olarak sürekli korku ve öfkenin pompalandığı, “ahlaki panik”in eksik kalmaması için komplo hikâyeleri ve ölüm senaryoları peşine düşmüş “araştırmacı” yazarlar, gazeteciler, öğretim görevlileri çağı. Aynı zamanda da “zor kilitler, hırsız alarmları, dikenli tel örgüler ve ‘özel güvenlik’ şirketleri” çağı.

Yağız Gönüler
(Sosyalbilimler.org, 01.05.2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.