04 Mayıs 2017

İsyan, ahlâk hareketidir


Merhametimiz, şer ve zulümle karşılaşınca isyan oluyor. Aşk, varlığına düşman bir yabancı olan nefsin huzurunda eğilmiyor, isyanı doğuruyor. Peygamberimizin henüz Mekke’de başlayan mücadeleleri ve İslam’da kabul olunan cihad, aşkı ezmeye çalışan nefislere karşı yükseltilen isyandır. Ancak isyan, aşk ile merhametimizi ezerek mahkûm edici kuvvetlere karşı olursa ahlâk hareketidir; nefsin şahlanmasına karşı gelmek şartıyla meşrû ve insanîdir; sonsuzluk yolunu tıkayan, bütünü yok eden ferdî hırs ve iradelerin karşısına dikildiği ve hepsinde de ilahî merhamet kaynağından hayat aldığı takdirde ahlâkî harekettir. Nefsin arzularından gıdalanırsa şer ve zulüm olur. Ve isyan, ahlâkî vasfını kaybetmemek için, hareketinin her ânında ilâhî merhamete bağlılığı muhafaza etmelidir. Onunla bağlarını kopardığı bir ân içinde bile zulüm hâlini alabilir. Bütün büyüklerin ve velîlerin nefislerine ait acıları ve azapları dile getirmeyişleri ferdî ve şahsî olan bu hâllerin zulüm kapısını açma korkusundandır. Merhamet, ictimaî nizâm içinde âfâkî bir müşterek ölçü hâline geldi mi adalet adını alıyor. 

Nurettin Topçu
(İslâm ve İnsan Mevlâna ve Tasavvuf, Dergâh Yayınları)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.