09 Mayıs 2017

Kültür-sanat geleceğini köreltmek


Duyduğum ve bildiğim kadarıyla yıllardır tanıdığım ve isimlerini açıklamaya lüzum görmediğim birkaç kişi, sanat kurulu meselesini epeydir dillendiriyor, bu konuda kendilerine göre birtakım şeyler yapıyor ve kulis faaliyetleriyle sanat kurulunun öncüleri gibi hareket ediyorlar. Hatta bu faaliyetleri öyle ilerletmişler ki, bu işi kendilerinden başka kimsenin kotaramayacağına dâir bir kanaat oluşturmayı da başarmışlar diye duyuyorum. Duyduklarım doğruysa, bu zevatın, ihdâs edilecek kurulun kurucu başkanı, üyeleri olacağından şüphe yok. Yani sanat kurulu hemen hemen tamam gibi. İsimler, birbirine referans olan, birbirini kayıran, koruyan, destekleyen kişilerden oluşuyor. Yani tam bir kültür-sanat locası ve bu loca, ülkenin sanat kurulunu oluşturacak, sanata birtakım (muhafazakâr) normlar koyacak, su başlarını tutacak, sadece bu locaya mensup ahbablarına görev verecek, kafalarına göre kararlar alacak, kültür-sanat politikaları üretecek, ülkenin kültür-sanat geleceğini şekillendirecek! Uygulanacak birtakım kültür-sanat projeleri, bu locaya mensub kimselerin referans olacağı yakınları ve arkadaşları tarafından sanat kuruluna sunulacak ve kurulun onayıyla da gerçekleştirilecek! Bu şekilde ve bu kişilerle kurulan bir sanat kurulu, Türkiye'nin kültür-sanat birikim ve zenginliğinin ağırlığını ve sorumluluğunu taşıyabilecek sıklette olmayacaktır. Şunu ifade etmeliyim ki, bir topluma, bu tür kurulların belirlediği normlara uygun sanat materyallerinin sunulması, o toplumu aptal yerine koymak ve kültür-sanat geleceğini köreltmek demektir.

...

Kurulacak sanat kurulunun, Almanya, Fransa ve İran ulusal sanat kurullarını ve bu ülkelerin kuruluş ve çalışma prensiplerini incelemelerini tavsiye ederim. Sanat kurulu, bu ülke için çok önemli. Bu kurul, bir loca gibi hareket eden kifayetsiz muhterislerle değil, ülkemizin kültür ve sanattan gerçekten anlayan, uluslarararası başarıları olan, kültür-sanat ufku geniş kişilerle ve sivil toplum kuruluşları ile ve uluslararası düzeyde sanatçıları ile birlikte oluşturulmalıdır.

Sanat kurulu, birtakım kimselerin gelip kuruldukları ve ülkenin sanatını kendi görüş ve ufuksuzluklarına göre yönettikleri değil; geleneğimize bağlı kalarak bugünün kültür ve sanatını üretebilmenin yollarını açan, dünyaya alternatif bir sanat ufku açmayı teşvik eden ve başaran bir sanat kurulu olmalıdır. Ama maalesef duyduğumuz ve ortalıkta dolaşan isimler, bunu başaracak vasıf ve kalitede kişiler değildir. Bu kişilerin kuracağı bir sanat kurulunun kurulmaması, kurulmasından hayırlı olabilir.

Yalçın Çetinkaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.