01 Mayıs 2017

Muhafazakârlık, zihinsel tembellikleri hayat tarzına dönüştürür


Bugünün İslam dünyası toplumları-kültürleri ise, geçmişte üretilenleri tüketmeye devam ettikleri için, bugün için etkili olabilecek çerçeveler üretemiyor. Herhangi bir şeyi ancak ürettiğimizde tecrübe etmiş oluruz. Bugün Müslümanlar olarak varolan işleyişle bütünleşmiş durumdayız. Tepkisellikle sınırlı bir zihin dünyası, hiç bir değer, anlam ve cevap üretemiyor. Yalnızca tepki göstermekten ibaret her etkinlik, hiç bir şey yapmamak anlamı taşır. Her muhafazakârlık da bir tür tepkiselliktir. Muhafazakârlıklar, zihinsel tembellikleri hayat tarzına dönüştürürler.

Günümüzde, zihinsel tembelliklerimiz sebebiyle, klişeleri, sloganları, hamaset ve popülizmi aşarak düşünmeye cesaret edemiyoruz. Düşünmeye cesaret edemeyen bir zihin dünyası, hiç bir şekilde siyasal özne olamıyor, propaganda nesnesi olarak hayatını sürdürüyor. Propoganda nesnesi haline getirildiğimiz için, hiç bir ahlaki, felsefi, entelektüel değer sistemi adına bir mücadele yürütmüyor; sadece maddi/nicel/teknik/bürokratik tercihlerle, sorumsuz tercihlerle ilgileniyoruz. Zenginlikler ve iktidarlar yoluyla hayatımıza giren ahlaki yozlaşmalar derinleşiyor. Sade ve basit hayatların nasıl hayatlar olduğunu hayalimizde bile canlandıramıyoruz.

Atasoy Müftüoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.