09 Mayıs 2017

Orası siyaset değil birlik dükkanıdır


Birincisi, ve her şeyden evvel hem Topkapı Sarayı ve hem de Hz. Mevlana Türbesi ve Anma Etkinlikleri Cumhurbaşkanlığı makamına bağlanmalıdır. Bu iki büyük iftihar kaynağımız daha küçük ölçekli bürokrasi ile yönetilemezler. Kifayet etmez. İngiltere'nin Buckingham Sarayı ve Şekspir'i en yüksek kraliyet himayesi altındadır. Bu hem fiziksel bir zorunluluktur ve hem de sembolik bir referans noktasıdır.

İkinci olarak Sema Mukabelesi spor salonunda değil Kültür Merkezi'nde yapılmalıdır. Açılışta sadece devlet başkanı selamlama konuşması yapmalı başka hiç bir bürokrat konuşmamalıdır. Orası siyaset değil birlik dükkanıdır. Mukabele'nin öncesinde ise sadece Mesnevi'den bir sohbet yapılmalı ve onun peşinden sema'ya başlanılmalıdır. Musıki konseri bir başka yerde ve zamanda olmalıdır.

1937 - 1952 yılları arasında bu ihtifaller kameri takvime göre yapılmaktaydı. Bu sayede yılın her mevsiminde Konya ziyaret edilirdi. Tıpkı Mevlid-i Nebevi geleneğimize alternatif yeni icad miladi haftalar ihdas edilmesi gibi bu ihtifaller de en çetin kış şartlarının yaşandığı 17 Aralık tarihine sabitlendi. Bunun yeniden gelenekteki gibi olması bence daha münasiptir.

Mevlana etkinlikleri haftası devletimizin resmi etkinlik takvimi içerisine alınmalıdır. Bu sayede orta öğretimde ve diyanette ilgili konular işlenebilir. Diyanet İşleri Başkanlığımız da Mevlana Haftası'nı kabul etmeli ve o hafta Cuma hutbesi Mevlana ve İslam eksenli olmalıdır. Bu meyanda iade-i itibar kabilinden Ahmed Avni Konuk'un Mesnevi Tercüme ve Şerhi'ni de Diyanet İşleri Başkanlığı'nın basmasını da taleb ederiz. Bunun sebebi şudur efendim. Bilenler bilirler 1920'li yıllarda büyük emek ile hazırlanan bu mufassal Mesnevi şerhi harf inkılabı yıllarına denk geldiği için basılmadan öylece kalır. 1950'li yıllarda bir grup hamiyet sahibi bu eseri dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı'na basılması için teklif ederler. Başkanlık merhum Gölpınarlı başkanlığında bir heyet oluşturur ve o heyetin verdiği gayr-i ilmi ve indi mülahazalar içeren rapora istinaden bu eseri basmayı reddeder. Diyanet'in Tasavvufu göz ardı ederek Alevi açılımına soyunması başarılı olamadı. Ama geriye lüks kağıtlara basılmış Alevilik metinleri kaldı. Eğer Diyanet samimi ise bir tane de tasavvuf metni bassın artık. O da yukarıda bahsettiğim sebeplerle Ahmed Avni Bey'in Mesnevi Şerhi olabilir..

Bir diğer teklifim, her yıl veyahut her iki yılda bir düzenlenecek Uluslararası Mevlana Kongresi oldu. Benzerini 2007 yılında yaptığımız bu kongrede yerli ve yabancı pek çok ilim adamı tebliğler sunarlar. Bir ilmi gelenek oturur.

Son teklifim de Matbah-ı Şerif geleneğinin ihya edilmesi için ihtifaller esnasında bahçede kazanlarla tekke pilavı dağıtılması oldu. Buna şerbet ve helva da eşlik edebilir. Her günü bir zengin üstlenebilir.

Mahmud Erol Kılıç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.