30 Haziran 2017

Felsefeden kaçıp ne iyi, ne doğru, ne de dürüst olunabilir


Gerek modernlik öncesi, gerekse sonrasında hayatımıza baskın çıkan avutucu yalanlar var. Yalanlarla avunmak dünyayı cennet kabilinden algılama rahatlığı veriyor. Her birimiz hayatımızda gerçeklerin tedirginlik verici bir yer tuttuğunu bildiğimiz kadar gerçeklere sahip çıkmada nasıl çekinik kalındığını da hepimiz biliyoruz. Avutucu yalanları geri plana çekip tedirginlik veren gerçeği öne alma marifeti her insana nasip değil. Güzellik, iyilik, doğruluk, dürüstlük elimize ancak bir bedel karşılığı geçebiliyor. Felsefeden kaçıp araziye, yani genel geçer ortama uyarak ne iyi, ne doğru, ne de dürüst olunabilir. Kılavuzu karga olanın burnunun neden kurtulmayacağı malumdur. Hangi körle yatarsak yatalım şaşı kalkan yine biz olacağız. Her şaşı bakışlı kimsenin yön bakımından tereddütte bırakıldığından da şüphemiz olmasın. Vahim olan vuku bulmuş, olan olmuştur bir kere. Körle yatmışlığımızı izale edemeyiz; lâkin şaşılıktan kurtulmağa dua edip etmemek tercihimize bırakılmış.

İsmet Özel
(İstiklâl Marşı Derneği, 25 Haziran 2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.