22 Haziran 2017

Meydan yapacağım diye camiye zarar vermek


Eyüp Muhcu (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Başkanı):
İstanbul’daki bir takım projelerle ilgili karar süreçleri, projenin oluşturulması ve uygulanması tamamen bilimsel ve fenni kurallara bağlı olmadan gerçekleştiriliyor. Bunun sonucunda kent büyük zarar görüyor. Daha önce metro inşaatı çalışmaları sırasında Salacak’ta pek çok ev hasar gördü. Mahallede yapılarda çatlaklar oluştu, bazı evler boşaltıldı. Şemsi Paşa Camii ve diğer kültür varlıkları süreçten olumsuz etkileniyor. Bu çalışmalar nedeniyle oluşan çatlaklar tarihi yapıların ömrünü kısaltıyor, geriye dönüşü mümkün olmayan hasarlara neden oluyor. Çalışmanın gecikmeli de olsa durdurulması doğru ve yerinde bir karar. Bu yapılarla ilgili hasarlar giderilmeden hiçbir çalışmanın yapılmaması gerekir.

Feyza Cansever (Mimar):
İstanbul, İstanbullulara emanet edilmediği sürece ve şehrin büyümesi engellenmedikçe bizler belki Süleymaniye’nin bile yıkıldığını göreceğiz. Demek ki bize layık değil bu güzellikler. Acı ama öyle. Şemsi Paşa Camii’nin neden denize sıfır inşa edildiğini halen mimarlar ve şehirciler bilmiyor, önünden yol geçirebiliyorlarsa söylenecek söz dahi kalmamıştır. Sert olacak ama çocukların bile avlusundan denizi fark etmelerinin güzelliğini ve tadını ezbere bilmeleri gerekirdi.

Prof. Dr. Doğan Kuban (Mimar):
Şemsi Paşa Camii benim için Sinan’ın en etkileyici birkaç yapısından biridir. Gündelik hayata nefis bir şekilde monte olmuş. Ölçeğiyle, suyla ilişkisiyle müthiş bir yapıdır. Çatladı, çatlamadı çok önemli değil. Çünkü biliyoruz ki restorasyon teknikleriyle yapıyı yıkmadan bir şekilde müdahale etmek mümkün. Ama orada kritik olan Sinan’ın denizin kıyısına tasarladığı bir yapının denizle ilişkisinin koparılması. Bu, kabul edilemez bir hata olur. Kesinlikle karşıyım böyle bir şeye. Sinan’a saygımın yanı sıra mütevazi ve gündelik hayatını çok güzel şekilde almış bir yapıdır. Ne kadar zorunlu ve vazgeçilemez bir proje olsa da o noktada bile böyle davranılmaması gerekir. Yazıktır. O esere yapılmaz. Aman ha!

Prof. Dr. Semavi Eyice (Sanat tarihçisi):
Mimar Sinan’ın eserlerinden doğrudan doğruya yapılmış bir külliyedir o. İstanbul’un tarihi eserlerini meydan yapacağız diye yıkacaksak eğer bu memleketten gidelim o zaman. Yapılacak plana eser uydurulmaz. Eser yerinde kalır plan ona göre yapılır. Meydan yapacağım diye camiye zarar vermek kaş yaparken göz çıkarmak olur. Eskiden Anıtlar Kurulu vardı. Bu tek bir kuruldu. Kanun grubundaydı. Ve sınırları Edirne’den Kars’a kadardı. Bir tek kurul karar verirdi ve alınan karar üzerine münakaşa edilmezdi. Ama sonra iş oldukça gevşedi. Artık bu şekilde işlemiyor iş. Sinan’ı törenler yapıp şanlı şöhretli bir sanatkar diye gösteriyorsak, onun da artık eserine dokunmamalıyız.

Karar, 22.06.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.