13 Haziran 2017

Sonuç daima hüsran


Hayat çelişkilerle dolu. Mutluluk için ne kadar çok uğraşırsak o kadar hayal kırıklığına uğruyoruz. Ne kadar çok bilirsek, bazen o kadar az anlıyoruz. Ne kadar farklı olmaya çalışırsak, o kadar aynı kalıyoruz. Kendimizi olduğumuz gibi kabul ettikçe, değişme şansımız artıyor. İnsanlar bizi sevsin diye arzuladıkça, daha az sevilesi oluyoruz. Biri bizi ittikçe onu daha çok arzuluyor, hayata titizlendikçe onu kaybetmekten daha çok korkuyoruz. Öylesine bir dehşet uyandırıyor ki ölüm bizde, hayat enerjimizin önemli bir kısmını onu inkâr etmeye harcıyoruz. Hayatın çıkmaz sokaklarında karşımıza hüsran ve keder çıkıyor. Hayatın bütün veçhelerinin kendi kontrolünde olduğunu düşünen modern insan için ölüm adeta bir anomali. İrade edilemeyen yerde irade gösterme isteği. Sonuç daima hüsran. Sahicilik Nihai Hakikat’e kul olmak yolunda bir irade göstermektir ancak her şeyi seçemeyeceğimizin bilgisiyle. Bizim için seçilmiş olana rıza göstererek. Evet "kader gayrete âşıktır" ama, son tahlilde "tedbirini terk eyle takdir Hüda’nındır".

Kemal Sayar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.