10 Temmuz 2017

Ailenin refahına değil, hayatına ortak olmak



Acı, üzüntü, hayal kırıklığı ve başarısızlık yoksa bir hayatın içinde, o hayattan bir hikâye çıkmaz. Bunlar genellikle, patron çocuklarının özellikleridir. İnsan değeri bilmezler, kızarak yönetirler, her şeye hakları olduğuna inanırlar. Şimdi orta gelir düzeyindeki aileler de çocuklarını buna özenerek yetiştirmeye başladılar. "Benim yaşadığım zorlukları yaşamasın aman". Ben soruyorum bulunduğum ortamlarda, kırsal bölgede yetişen var mı, ne yapıyordunuz 5 yaşındayken diye. Kırsal bölgede yaşayan bir çocuk 5 yaşında mutlaka ailesinin hayatına katkıda bulunur. Ailenin refahına ortak olmaz, hayatına ortak olur. Şimdi biz çocuklarımızı ailenin refahına ortak ediyoruz. En küçük yaştan itibaren aile içinde bir takım şeyler yapmak o çocuğun görevi olmalı. Ödev karşılığı değil, o ailenin parçası olmasının uzantısı. Bunun karşılığını hayata nasıl taşırız? Çocuklarımızı 13-14 yaşından başlayarak yaz tatillerinde çalıştırarak yaparız.

Prof. Dr. Acar Baltaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.