24 Temmuz 2017

Tevhidi duymak


Okurken, âdeta yaşadığımız boyutun ötesine geçerek, oralardan bir takım seslerin geldiğini hissediyorum.

Bir yaprağın kımıldayışında, bir telin ihtizâzında eğer siz tevhidi duymuyorsanız, o zaman okuduğunuz eserde de hiçbir şey duyamazsınız… Ben bunları duyarak, o âleme geçerek, okumaya çalışıyorum, okuyorum. İşte o tesir oradan geliyor.

Şimdi bize hocalarımız, başlangıçta hep şunu öğretirlerdi: “Evladım! Allah size, büyük bir musıkî kabiliyeti vermiş olabilir. Musıkîyi, ilmen de iyi öğrenmiş olabilirsiniz. Sesiniz de fevkalâde olabilir. Ağzınızla kuş tutarsınız, herkesi hayretlere düşürebilirsiniz! Ama sanat ahlâkınız, sanatın edeb ve hayâsı yoksa, bunu kazanamamışsanız, hiçbir şey değilsiniz!” derlerdi. Atalarımızın evlerine girdiğimiz zaman, hemen baş köşede şöyle bir levhayla karşılaşırdık: Edeb Yâ Hû!

Bekir Sıtkı Sezgin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.