08 Eylül 2017

Lütfi Bergen: "Rızk-erzak bağı kırıldı."


Rızk kelimesinin erzak kelimesiyle olan bağı da kırılmıştır.

Bu kırılma nedeniyle "rızkımı arıyorum" ifadesiyle aslında "kamusal alandaki statümü korumam gerekir" kastedilmiş olunur. Oysa kamusal alan kavramı çatışma alanıdır. Farklı söylemlerin, tavırların ve aslında rekabetin yaşadığı burjuva toplumsallığıdır.

Rızk aramayı kamusal alana ve bu alandaki statütüsünü koruma refleksine tahavvül eden Türkiye'deki dindarlık kendi anlam dünyasından koptu. Dolayısıyla klasik toplumsal zamanındaki rızk arama tahayyülüyle günümüz toplumsal zamanın rızk için yaşama kaygısı birbiriyle çatışmaktadır.

Klasik zaman dindarlığı rızkı içinde yaşamasını asgari düzeyde temin eden erzak ve eşyaları görüyordu. Modern zaman dindarlığının rızkı içinde hayalleri vardır. Milyonluk konutlar, lüks arabalar. Üstelik bu arayış mahalleyi terketme refleksidir.

Oysa klasik zaman dindarlığının servet büyüklüğü mahalleyi terk niyeti taşımazdı. Çünkü rızk topluluğa (cemaate) inmekteydi. Bu nedenle günümüz Müslümanlarının poğaça-simit peşinde koşturmaları mahalle hayatını terkin neticesidir.

Modern Müslümanlar sofra açamamaktadır. Oysa rızk sofraya inmektedir.

Lütfi Bergen
twitter.com/BergenLutfi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.