05 Eylül 2017

Tüketim ekonomisine karşı kanaat ekonomisi


İsraf haramdır diyoruz, açık büfe açıyoruz. Dünya hiç bu kadar insafsız olmamıştı. Bir yanda açlıktan-susuzluktan ölenler, öte yanda vur patlasın çal oynasın tıkınanlar.

İnsanların kalkınmaya-ilerlemeye-refaha koşması esasen nefsin emrine girmelerindendir. Oysa aslolan “kanaattir”. Halk arasında bunu ifade eden bir söz var: “Yılan yılan olduğu halde toprağı kanaat ile yalar”. Toprak biter mi?

Bitiyor işte, okyanuslar kirleniyor.

İnsanları korkuya sevk eden nüfus artışı ve çoğalan nüfusu besleme endişesi. Çarklar bunun için dönmeli diyorlar.

Oysa dünya büyük.

Bugünkü nüfusunun elli katını bile besler. Ekmekler çöpe atılmasa, açık büfeler kurulmasa, su-hava-toprak kirletilmese, mevcut konfordan ve tüketimden vazgeçilse. Teknolojinin yıkımı terkedilse. Hız ve hazzın peşinden koşulmasa. Kısası nefsin kışkırtmalarına insan kapılmasa daha huzurlu, gelecekten emin olacak.

Dünya için reçete şudur: Tüketim ekonomisine karşı kanaat ekonomisi.

Kanaat hakim olursa insanoğlu ne doğal kaynakları böyle vahşice tüketir, ne de kendini harap eder. Kalkınma-ilerleme-zenginlik-refah denilen seraptan kurtulur.

Ne olacak yani; beş kap yeme, karnını şişirip ilaca-doktora gitme. Böyle söyleyince ilaç sanayii ne olacak, diyorlar. Ben iktisatçı değilim. Ama bir yolu bulunur diyorum. Yeter ki uzmanlar yeni enerji kaynakları bulma yolundaki çalışmalarını tüketimi kısma yolunda harcasınlar.

Az ye, az uyu, az konuş. Sana bir şey olmaz. Olursa nane-limon kaynatırsın bir şeyin kalmaz. Ne depresyon, ne obezite, ne diyet, ne kozmetik, ne moda, ne otomobil, ne yat, ne kat.

İnsanları fukaralığa mı çağırıyorsun?

Hz. Peygamber’in hayatına çağırıyorum. Bir öğünde kaç kap yemek yiyordu. Kaç kat elbisesi vardı. Nasıl bir evde oturuyordu? Ne kadar sadaka veriyordu?

O devir başka, bu devir başka.

Eh, âhir zamandayız. İnsanoğlu âhir zamanda azacak.

Zenginlik dediğin nedir ki; gönül zengin olmayınca.

Mustafa Kutlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.