21 Kasım 2017

Bir çırpıda hayatın canına okuyabiliriz!


Bir tuşa basarak hayatın anlamına ulaşabiliriz. Bir tıkla insan olmanın sırlarını çözen anahtara kavuşabiliriz. Bir tıkla bilgeliğe erebilir, iki adımda aşkın hiç inilmemiş derinliklerine inebiliriz. On kitap okuyarak insanlık tarihinin ipliğini pazara çıkarabiliriz. İki sloganla bir kıyıda bütün ömrümüze yetecek kadar dava biriktirebiliriz. Beş dakikada hiç kimsenin izah edemediği meseleleri izah edebilir, daha az zamanda herhangi bir muammayı çözüp atabiliriz. Birilerini kendimize çekmeniz sadece iki havalı cümlemize bakar, ortalığı ateşe vermemiz için belki azıcık daha fazlası gerekir. Sadece elimizi cebinize atarak bu dünyada sorulmuş ve sorulacak her soruya anında cevap verebiliriz. Herkesin aklında olan şeyleri sanki ilk defa biz bulmuşuz gibi etrafa satabiliriz. İki cümle denkleştirip anlamın belini kırabiliriz. Sadece gömlek ve pantolonumuzu yenileyerek çağın gerektirdiği değişimi tam tekmil geçirebiliriz. Saçımızı iki yandan azıcık kırptırarak dünyanın bir trendinden, en gıcır, en şahane bir başka trendine atlayabiliriz. Eve kapanıp filanca dizinin bütün sezonlarını beş kahve içimi zamanda izleyerek her türlü sosyal ortamın en orta yerinde kendimize bir loca kapatabiliriz. Hayat zor diyorlar ya, onlara zor... Biz, bir tuş, iki tık, üç beş dakika zaman ve küçük bir illüzyonla bir çırpıda hayatın canına okuyabiliriz!

Gökhan Özcan
(Yenişafak, 16.11.2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.